Sosyal

FacebookTwitterRSSMySpacePicasaFlickrLastFMLinkedInYoutubeVimeoDeliciousStumble UponDeviantartDigg

Subscribe by Email

İkinci açılım paketinde neler var?

Şık olmadı. Aslında bu başlığı Ahmet Şık olayı üzerine atmayı planlamıştım.

O sırada Cumhurbaşkanı Gül’le birlikte Gana ve Gabon gezisindeydim.

Oralardaki izlenimleri paylaşmak gerekiyordu.

Yıllarca silah tutanla kitap tutan el aynı tutulmasın, kitaba silah muamelesi yapmasın diye mücadele vermiş insanlar olarak, basılmamış kitaba operasyon düzenlenmesine ilk itirazın bizden gelmesi gerekiyordu.

Geç oldu diyebilirsiniz.

Bu tür eleştirilere itiraz etmem, mazeret ileri sürmem.

Ama basılmamış kitaba suçlu muamelesi yapılması doğru olmadı.

Geçmişin mağdurları yeni sürecin zalimleri gibi bir algının oluşmasını neden oldu.

Şık olmayan başka şeyler de oldu bu süreç içinde.

Şike yasası gibi.

Emekli milletvekili maaşlarına yapılan zam gibi.

İletişimde olgulardan ziyade algılanan önemlidir.

İki olay, ‘AK Parti’de neler oluyor?’ sorusunun sorulmasına neden oldu.

‘Bir dönemler mağdurların sesi olanlar, şimdi güç ve kudret sahiplerinin hamisi mi oldu?’ sorusunun sorulmasına neden oldu.

“İhtiyaçtı yaptık” şeklindeki yaklaşımlar yerine iktidarın halkı inandırması gerekiyor.

AK Parti’den önce de iktidar partileri oldu. Kudret sahipleri bu partileri, bu tür ufak düzenlemelerle aşındırmaya başladılar. Türkiye’nin içinden geçtiği süreçte, 9 yıllık başarılı performansı nedeniyle AK Parti’ye her zamankinden çok ihtiyaç var.

O nedenle iktidarın bu tür soru işaretleri oluşturan icraatlardan uzak durmasında yarar var.

Çünkü hem şike yasası, hem zam kamu vicdanını rahatsız etti.

Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in dediği gibi milletvekili maaş zamları konusunda Özal’ı sokağa çıkamaz hale getirenler bu gün o maaşları almaya devam ediyor. Bu doğru. Ama başka bir doğru daha var. ANAP’a bu işleri yaptıranlar ayakta ama ANAP yok. Yüzde 36 ile başlayan partinin bugün yerinde yeller esiyor.

AK Parti’nin bu tür konularla değil, daha çok demokrasi, daha çok özgürlüklerle gündeme gelmesi gerekiyor. Çünkü halkın talebi bu.

Bu açıdan ikinci demokratikleşme paketi asıl gündem maddemiz olması gerekiyor.

İkinci demokratikleşme paketiyle ilgili en küçük gelişmeyi dahi özenle takip etmeye çalışıyorum.

AK Parti Grup başkanvekili Ahmet Aydın’la konuştum.

“Bu bir süreç ve süreç tekamül ediyor. Sadece bir paket açıkladık ve bununla sınırlı kalmayacağız. Belki ikinci paketle de sınırlı kalmayacağız” dedi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin’le de konuştum.

“Hazırlık var” dedi. “Ancak henüz Bakanlar Kurulu’nda görüşülmediği için paylaşılacak durumda değil” diye ilave etti.

Bakan Ergin’in sözlerinden anlaşılan o ki bir çalışma var ama henüz pakete dönüşmemiş.

Bunun ne zaman bir paket haline gelebileceğini sordum.

“Üç alternatifli çalışma yaptık. Bakanlar Kurulu’nda görüşülecek. Şu tercih edilirse sonucu bu olur, şunda karar kılınırsa şu sonucu doğurur diyeceğiz. Orada verilen karar üzerine üç alternatiften birini ya da yeni önerilerle yeni bir düzenlemeyi paket haline getireceğiz” bilgisini verdi.

Adalet Bakanlığı yargılamanın hızlandırılmasına sağlayacak taslağın çalışmalarını tamamladı. Ancak bu henüz Bakanlar Kurulu’nda görüşülüp tasarı haline dönüşmedi.

Adalet Bakanı’na ‘bir takviminiz var mı?’ diye sordum.

Takvim vermekten kaçındı. Ancak yaptığım diğer görüşmelerden edindiğim izlenim 2012 yılının ilk çeyreğinde paketin çıkacağı yönünde.

Tabii bir de Demokratik Açılım’dan sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın başkanlığında yürütülen bir çalışma var. Nihayetinde bu da Adalet Bakanlığı’nın hazırlığı ile bir yerde buluşacak.

Türk Ceza Yasası ile Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki antidemokratik hükümlerin ayıklanmasını öngörüyor.

PKK’ya karşı psikolojik ve alan hakimiyetinin sağlandığına kanaat getirildiği anda devreye girecek bu düzenleme.

Bu PKK ile silahlı mücadeleyi engelleyecek bir düzenleme olarak değil tam tersine mücadelenin bir parçası olarak görülüyor.

Örneğin, Kandil’e gitmiş ancak silahlı bir eyleme katılmamış olanlara, örgüt hakkında itirafta bulunma zorunluluğu getirmeden teslim olma kolaylığı getiriliyor. 2011 yılında 500 militan teslim olmuş. Bu düzenleme ile daha büyük bir çözülmenin gerçekleşeceğine inanılıyor.

Abdulkadir Selvi / Yeni Şafak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>